Özledim

Uyanmak

     O gün, uzun unutma seanslarına benzeyen uykundan her zamankinden farklı bir şekilde uyandın. İçinde senden habersiz işleyen biyolojik saat uyandırdı seni. Kurup başucuna koyduğun saatin seni uyandırmasına daha otuz iki dakika yirmi beş saniye vardı. Gözlerin her zamankinden farklı açıldı dünyaya. Karşı duvardaki tabloya baktın. Bu zamana kadar, o tablo da odanın herhangi bir yerinde duran herhangi bir eşya gibi duruyordu. Belki de bakılıp görülmemekten asılı olduğu yerde, kendi uzletinde eskimişti. Tablodaki renkler solmuş, ağaçları yaprak dökmüş, mavisi uçarak beyaza yaklaşmış göğünde kuşları uçmayı unutmuş, patika yolun ortasında bir karartı gibi görünen kadın da zamanın bir anında donmuştu sanki. Gözlerin tabloda takılı kaldı. Sanki rüyanda bir şeyler gördün, rüyayı devam ettirmek ister gibi gözlerini o tabloya diktin. Kırmızı şapkalı kadının kırmızı şapkasını seçti gözlerin. Tablonun orta yerinde bir tek o şapka bütün kırmızısıyla geçip giden yıllara, bakılıp görülmemelere direndim diyordu. 


Arama
Beni yukari isinla